435 Nereye Gider?
25 Yaşında, İzmirli, İçten İçte Derin Düşünen Bir Genç Olarak 435’in Peşinden Gitmek
İzmir’de yaşayan bir genç olarak, her sabah bir şekilde hayatı sıradan bir şekilde kabul etmek zorundayım. Ama bir şey var ki, hayatımı her zaman renklendiren o da 435. Hayatımda hiçbir şey bu kadar kafamı kurcalamadı. Belki de bu yüzden, “435 nereye gider?” sorusunun cevabını bir türlü bulamadım. O kadar karışık bir soru ki, insanlar bu soruyu sorarken, ben bazen hayatımı yeniden gözden geçirmeye başlıyorum. Kendi kendime diyorum ki, “İzmir’de her şeyin bir anlamı var mı?” ve hemen ardından, “Bunlar ne alaka?” diye gülüyorum.
Tabii, kimse bu tür sorgulamalara takılmaz; mesela geçen gün bir arkadaşım 435’e binmek için acele ederken, ben de ona sormak istedim: “Ya 435, gerçekten nereye gider, gerçekten nereye gidiyoruz?” Cevap, her zaman olduğu gibi yoktu. Çünkü 435’in nereye gittiğini kimse bilmiyor. Ama biz ona binmeye devam ediyoruz.
435, İstanbul’dan mı Geliyor?
İzmir’de bir sabah erken saatlerde otobüs duraklarına bakarken, bir an düşündüm: Acaba 435, İstanbul’dan mı geliyor? Burası İzmir, ama bazen burası da bir tür mini İstanbul gibi. Zaten, İzmir’de pek çok şeyin bir anlamı yok, bazen caddede yürürken, kafamda “Yine hangi yol kapanacak?” diye düşünüyorum. Ama sonra 435’e biniyorum, çünkü işte otobüs, o an ne yapalım?
Bir arkadaşım, geçenlerde “435 nereye gider?” diye sorunca, “Bence yavaşça kayboluyor,” demişti. Ben de “Vallahi, haklısın,” dedim. Hani bir yerlere gidiyordur ama, sanki 435’in varacağı yer başka bir evren gibi. Çünkü bazen otobüse bindiğinde, zamanın ne kadar geçtiğini fark etmiyorsun, sanki hiç gitmiyormuş gibi.
435’in Yolda Karşılaştığı İnsanlar
Şimdi, 435 otobüsüne binmek, gerçekten de bir yolculuğa çıkmak gibi. Örneğin, sabah saatlerinde o otobüse bindiğinizde, karşınıza çıkan herkes birer karakter oluyor. İster inanın, ister inanmayın, o otobüse binmek, bir tür sosyal deney gibi. Herkesin farklı bir gündemi var, herkes farklı bir yere gidiyor. Ama bir gerçek var: 435 nereye giderse gitsin, herkesin içinde bir panik var.
Geçen gün 435’e binerken, yanımda bir kadın vardı. Kadın gözlüklerini düzelterek oturdu. Sonra gözlerim, onun ne kadar düşünceli olduğunu fark etti. Birden onunla ilgili içimden bir şeyler düşündüm. Dedi ki, “Bu 435’in yolculuğunda da bir amaç olmalı.” O an kafamda bir soru belirdi: “Ya 435, gerçekten bir amacı olan bir otobüs mü?”
Diğer yandan, bir günde karşılaştığım en komik anı 435 ile yaşadım. Bir arkadaşım aradı, “Beni bulmak için 435’i bekle!” dedi. 435’in yavaşça geldiğini görünce, “Gerçekten mi, bu kadar önemli miyim?” dedim. Ama cevap, her zaman olduğu gibi komik: “Evet, 435 nereye giderse gitsin, seni bulurum.”
Yolda Kendi Kendime Konuştum
Bir gün, otobüse binerken, arka koltukta biri yüksek sesle konuşuyordu. O kadar yüksek sesle ki, neredeyse herkesin hayatı hakkında bilgi sahibiydi. Kendi kendime dedim: “İşte 435, seninle birlikte yola çıkan herkesin düşüncelerini de alıyor. Herkesin bir hayali, bir derdi var.”
Bazen o kadar yoğun bir iç sesim oluyor ki, düşüncelerimin sadece sesini duymak istiyorum. Mesela 435’te giderken birden içimde bir soru beliriyor: “Bu otobüs nereye gider?” Ama o an cevap bulmam imkansız. Çünkü 435, bizim gibi insanlar için, kendi hayatlarını sorgulayan bir mekân haline gelmiş.
Tabii ki, 435’in nereye gittiğini sorgularken de bir şey fark ettim: Belki de doğru olan, 435’in nereye gittiğini çok dert etmemek. Çünkü bir otobüs, varmak değil, yolda olmakla ilgilidir. Yola çıktığında, varmak zorunda değilsin. Yolda olmak, anı yaşamak önemli.
435, İzmir’in Ruhunu Taşıyor
İzmir, çok katmanlı ve ilginç bir şehir. 435 otobüsü de bu şehirdeki ruhu taşıyor. İzmir’de her şey olabilir. Bir an bir sokak müziği duyarsınız, sonra bir kafede sohbet eden insanlar görebilirsiniz. Aynı şekilde, 435’in içindeki insanlar da farklı yerlerden, farklı geçmişlerden gelmiş. Bazılarına bakıyorsunuz, gözlerinde hayatın derin anlamlarını okuyor gibisiniz. Diğerlerine bakıyorsunuz, sadece gitmek istedikleri yere ulaşmayı düşünüyorlar. Ama hepsi aynı otobüste, aynı yolda.
Bir an, 435’te giderken, bir kadının telefonunu çok dikkatli incelediğini fark ettim. O kadar derin düşünceli bir şekilde bakıyordu ki, birden benimle göz göze geldi. Aniden, “Hayatın anlamını mı sorguluyorsun?” diye sordum. Kadın şaşkın bir şekilde bakarak “Yok, aslında sadece Netflix’te yeni bir dizi arıyorum,” dedi.
O an, 435’in yolculuğunun sadece bir yere gitmekle ilgili olmadığını bir kez daha fark ettim. Herkesin bir dünyası var ve bu otobüs, her bireyi kendi yolunda bir yere taşıyor. Herkesin bir yolculuğu var.
Sonuçta 435 Nereye Gider?
İzmir’de, 435 nereye gider sorusunun cevabını bulamamak, aslında hayatı sorgulamanın en iyi yoludur. Belki de hayatın amacı, belirli bir yere ulaşmak değil, yolculuk sırasında kendimizi keşfetmektir. Sonuçta 435, nereye giderse gitsin, biz ona binerken bir şeyler öğreniyoruz, farklı insanlarla tanışıyoruz, hayatı daha derinden anlıyoruz.
Bunları düşünerek, bir sonraki 435 otobüsüne bindiğimde, kafamda tek bir soru olacak: “Nereye gitsem de, yolda olmak, anı yaşamak güzel.” Yani, 435 nereye giderse gitsin, aslında önemli olan yolculuk.