Kıyametin Ne Zaman Kopacağını Kim Bilir? Bazen hayatımda bir şeylerin sona ereceğini hissediyorum. O kadar derinden hissediyorum ki, tam olarak ne olduğunu anlamadan, bir tür huzursuzluk kaplıyor içimi. “Kıyametin ne zaman kopacağını kim bilir?” diye bir soru var ya, bazen o soru kafamda yankı yapıyor. Ve düşündükçe, aslında bu sorunun sadece büyük bir felaketi anlatmadığını fark ediyorum. Bazen küçük bir an da kıyamet gibi olabilir, değil mi? Kayseri’de Bir Akşam: Sonsuza Dek Olanı Beklemek Geçen akşam Kayseri’nin hafif karanlıklarına doğru yürürken, aklımda her şey vardı. Yolda önümdeki eski taş binalara bakarken, birden durdum. Beni o kadar derinden etkileyen bir his…
Yorum BırakZengin Fikir Hazinesi Yazılar
Hepçil İnsan Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Güç, toplumun görünmez damarlarında akar ve bireyler, farkında olsun ya da olmasın, bu akışa tepki verir veya onu yeniden üretir. Hepçil insan kavramı, siyaset bilimi açısından ele alındığında, yalnızca bir toplumsal davranış biçimini değil, aynı zamanda iktidar, kurumlar ve yurttaşlık ilişkilerini biçimlendiren bir aktörü temsil eder. Hepçilik, bireyin değişime karşı direncini, alışkanlıklarına ve mevcut düzene sıkı sıkıya bağlılığını işaret ederken, siyasi sistemin meşruiyet zeminini ve yurttaş katılımını doğrudan etkiler. Hepçilik ve İktidar İlişkisi Hepçillik, bireylerin mevcut politik düzeni ve güç yapılarını sorgulamadan kabul etme eğilimi olarak tanımlanabilir. Bu eğilim, iktidar odaklarının…
Yorum BırakOsmanlı’da Kürtlere Ne Denirdi? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, bugünümüzü yorumlamak için vazgeçilmez bir araçtır. Osmanlı İmparatorluğu’nda Kürtler, sadece coğrafi bir topluluk değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve siyasi bağlamda farklı adlandırmalar ve algılarla karşılaşmış bir toplumdur. Bu yazıda, Osmanlı belgeleri, kronikler ve tarihçilerin yorumları üzerinden Kürtlerin Osmanlı dönemindeki adlandırılmasını ve toplumsal yerleşimini kronolojik bir çerçevede inceleyeceğiz. Erken Osmanlı Dönemi ve İlk Tanımlamalar Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan XVI. yüzyılın başlarına kadar Kürtler, daha çok coğrafi terimlerle ve aşiret temelli tanımlamalarla anılmıştır. İlk belgelerde, Doğu Anadolu ve çevresindeki “Kurdistan” bölgesinden bahsedilir. Bu dönem belgelerinde Kürtler, “âşiret” veya “millet” kavramlarıyla birlikte geçer. Örneğin,…
Yorum BırakKalk İngilizcesi Ne? Bu Konuda Ne Düşünmeliyiz? Kalk İngilizcesi Ne? Gerçekten Ne Demek? Kalk! Bu kelime, her geçen gün sokak dilinin, sosyal medya akımlarının ve genelde gençlerin argo diliyle birleşip, daha da yayılan bir tabir haline geldi. Hadi gelin, öncelikle “Kalk”ın İngilizcesiyle ne demek istediğimize bakalım. Zira bu soru, aslında sadece basit bir dil bilgisi meselesi değil. Aynı zamanda, dilin evrimi, toplumsal değişim ve bir dildeki kelimelerin zaman içinde nasıl şekil değiştirdiğine dair çok daha derin bir sorgulama aracı. İzmir’de büyüyen biri olarak, dilin oldukça dinamik bir şey olduğunu kolayca fark ettim. İnsanlar, bir kelimeyi bir gün farklı bir anlamda…
Yorum BırakJoint Event Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme Toplumsal olaylar, etkinlikler ya da organizasyonlar, yalnızca bir araya gelmekten öteye giderek, katılımcıların hayatlarını doğrudan etkileyen, toplumsal değişimi tetikleyen önemli araçlar haline gelir. Bu etkinlikler, genellikle birbirinden farklı toplulukları bir araya getiren ve farklı bakış açılarını birleştiren yapılar olarak karşımıza çıkar. Bu tür etkinliklere “Joint event” denir. Peki, bu kavram toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl bir anlam taşır? İstanbul’da, her gün binlerce insanın bir araya geldiği toplu taşımada, sokaklarda ve işyerlerinde gözlemlerim, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin bazen ne kadar görünür, bazen de ne kadar…
Yorum Bırakİnsan Davranışlarını Anlamaya Meraklı Bir Giriş Hayatın içinde sık sık kararlar alırız, riskleri değerlendirir, olasılıkları tahmin ederiz. Ama bu süreçte kullandığımız “ihtimal” kavramı bazen yetersiz kalır. Bireylerin seçimlerini anlamaya çalışırken, sadece matematiksel olasılıklar yerine, bu olasılıkların algılanma ve yorumlanma biçimlerini gözlemlemek önemlidir. İnsan davranışlarının ardında yatan bilişsel ve duygusal süreçler, çoğu zaman klasik olasılık kuramından çok daha karmaşıktır. Kendinize şu soruyu sorun: Bir kararı verirken ihtimali mi yoksa başka bir içsel ölçütü mü dikkate alıyorum? Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, insanların bilgi işleme, algı ve karar verme süreçlerini inceler. İhtimal yerine kullanılabilecek kavramlar arasında “beklenen değer”, “risk algısı” ve “bilgi…
Yorum BırakHer Dilde Aynı Olan Kelimeler Nelerdir? Dil, kültürlerin en önemli yansımasıdır. Her dil, kendi iç yapısına ve tarihine dayanarak farklı kelimeler ve ifadeler kullanır. Ancak dil bilimci ya da dil tutkunu olmasanız da, hepinizin fark ettiği bir şey vardır: Her dilde bazı kelimeler neredeyse aynı kalır. Bu kelimeler, dünyanın dört bir yanında farklı dillerde de benzer şekillerde kullanılır. Peki, bu “evrensel” kelimeler nedir ve neden böyle bir benzerlik vardır? Gelin, hem bilimsel bir mercekten hem de günlük yaşamın basit örneklerinden bu konuya bir göz atalım. Evrensel Kelimeler: Kültürden Bağımsız Olanlar Dil, temel olarak iletişim kurmak için kullanılan bir araçtır. Fakat…
Yorum BırakEdebiyatın Işığında İnanç: Neden Allaha İman Ediyoruz? Edebiyat, insan ruhunun en derin katmanlarına dokunan bir aynadır. Kelimelerin gücü, yalnızca bir anlatıyı taşımakla kalmaz; okuyucuyu dönüştürür, sorgulatır ve bazen de en karanlık duyguları aydınlatır. İnsan neden Allaha iman eder sorusu, çoğu zaman salt teolojik bir zeminde tartışılsa da, edebiyat perspektifinden ele alındığında çok daha katmanlı bir anlam kazanır. Romanlar, şiirler, oyunlar ve denemeler, inanç ve varoluş sorularını, karakterlerin iç dünyaları ve semboller aracılığıyla keşfeder. Metinler arası ilişkiler sayesinde bir yazarın kelimesi, diğer yazarların düşleriyle birleşir ve okuyucunun ruhunda yeni bir ışık yakar. Kelimelerin Dönüştürücü Gücü ve İnanç Deneyimi Edebiyatın en büyüleyici…
Yorum Bırakid=”fp2mzi” Evrendeki En Sert Madde Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme İstanbul’da yaşıyorum, gündelik hayatın içinde her an, her köşe başında farklı insan hikayelerine rastlıyorum. Toplu taşımada, sokakta, işyerinde… Herkesin bir şekilde mücadele ettiği, bazen görünmeyen ama var olan bir sertlik var. Bu sertlik, çoğu zaman maddesel değil, toplumsal ve psikolojik. İşte, “Evrendeki en sert madde nedir?” sorusu da aslında bu sertliklerin bir yansıması gibi geliyor bana. Peki, bu sertlik neyi ifade ediyor? Ve daha da önemlisi, farklı gruplar bu sertlikten nasıl etkileniyor? Bu yazıda, evrendeki en sert maddeyi toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından…
Yorum BırakHudus İlmi: İnsan Zihninin ve Davranışının Psikolojik Bir Merceği İnsan davranışlarının ardında yatan süreçleri anlamaya çalışırken, bazen tarihî ve felsefi kavramlar zihnimizi açar. Hudus ilmi de bu tür bir kavramdır; klasik kaynaklarda bireylerin gelişimi, ruhsal yapısı ve toplumsal etkileşimleri bağlamında ele alınmıştır. Psikolojik mercekten bakıldığında, bu ilim, bireylerin bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerini incelemek için bir metafor görevi görebilir. Kendi deneyimlerimi düşündüğümde, insanların davranışlarını anlamaya çalışmak, hudus ilminin sunduğu perspektifin çağdaş psikolojiyle çarpıcı paralellikler taşıdığını gösteriyor. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Zihin, Algı ve Öğrenme Bilişsel Süreçlerin Hudus İlmiyle Bağlantısı Hudus ilmi, insanın ruhsal ve zihinsel yetilerini keşfetmeyi hedefler. Bu açıdan bilişsel…
Yorum Bırak